Eşcinsellik günahtan daha fazla bir şeydir

Murat Kapkıner, Taraf, 03.08.2010

Bu “günah’’ lafını yeni, farklı bir şey söylüyormuş gibi İslamcıların içine Hilâl Kaplan attı. Nedeni de Bayan Bakan’ın duruma “hastalık” demesiydi.

 Hastalık değil, günahmış. Herhalde hastalık denince herhangi bir hastalık gibi Müslümanlar tarafından da anlayışla karşılanacağı endişesini taşıyıp Müslümanlara bir kıyakla ellerine anlayış göstermemeleri için bir koz verdi.

Önce şunu hatırlamakta yarar var. Her hastalık günah değildir ama kimi hastalıklar günahtan daha fazlasıdır. Bu durumda artık günahtan değil, ileri derece, uzmanların konuşabileceği bir hastalıktan bahsedilir.

Bir de şöyle diyelim: Günah olan bütün edimler aynı zamanda fıtrî, beşeridir. Fıtrî, beşeri, insan doğasında bulunmayan edimleri, İslam ‘günah’ kategorisinde ele almaz.. Bütün (Kur’an ve Sünnetle belirlenmiş) günahları tekrar düşünün hepsi insanoğlunun yaradılışında var olan, bu edime insanoğlunun istidadının bulunduğu şeylerdir. Çünkü ademoğlunun yaratılışında ona “Takva (günahtan sakınma) ve fücur (günah) lehimlenmiştir” İnsanın ikisine de müstaid yaratılışı söz konusudur.

Alkolü içki tüketmek günahtır, handiyse insanlıkla birlikte içki tüketilmektedir. Zina, en doğal, karşı konamaz güdümüzün yasal olmayan şeklidir. Faiz, kazanma, edinimden bir şubedir, islamda hoş görülmemiştir. Ve isterse insan bir sürü , hatta haklı gerekçeyle çalar.

Bütün günahlar tanıdığımız, hatta yasak olmasa çoğumuzun gerçekleştirebileceği tanıdık şeylerdir, hiçbiri yaratılışımıza aykırı değildir; inanmamışsak (çoğu kişi için) yapabileceğimiz eylemlerdir. Mesela hiç anlamadığımız şeyler değildir.

Kil yemek orucu bozmaz. (veya kefaret gerektirmez; anımsamıyorum şimdi. İkisinden biri) Yani günah değildir. Çünkü fıtrî değildir. Bir bireyin aklın, örfün, adetin dışında ama kimseye zarar vermeyen aptallıkları, delilikleri de günah değildir.

Emirler (farzlar) da böyledir. Suyun helâl olması için kimse ayet inmesini ummaz. ‘Taşları yemek yasaktır’ diye bir buyruk da kimseye gerekmez.

Mesela demek istiyorum ki bir müslümanın eşcinselliğe günah ya da sevap diyebilmesi için o fiili anlaması, bilmesi gerekir. Ki yaratılışı bozulmamış değil mümin hiçbir insan bu fiili esasen anlamaz, bilmez. Biliyorum, anlıyorum dediği anda, o anomaliden kendisinde de kısmen var olduğunu çıkarırız. Ve çıkarsama hiç de sağlıksız değildir. Bir felsefî sonuçtur. Yaratılışı bozulmamış insan, anlamak bir yana ilkin tiksinti duyar. Şeraitte (yineliyorum) yenmeleri haram olmayan ama teb’an kerih (yaratılışımız itibariyle tiksindirici) hayvanların yenmesi hoş görülmemiş, bunlar hakkında nassa gerek görülmemiştir. Kertenkelenin yenilmesi gibi.

Helâl ve haramın dışında ondan çok daha fazla sapkınlıklar söz konusudur ve bunlar için nas gerekmez. Nitekim Saadet Çağı’nda eşcinseller hakkında bir nas varid olmamıştır. Her coğrafyada hissesi kadar görülen bu anomali herhalde o gün de vardı. Araştırmacılara göre bu sorunun şer’i cezasının ne olacağı içtihadı Hz. Ali dönemine rastlıyor. Eğer eşcinselliğe salt ‘günah’ derseniz, zinakâr ama sağlıklı insana hakaret etmiş olursunuz, aynı kefeye koymakla.

İnsanlar cinayet işleyebilir ama bunların hiçbiri sadist değildir. Cinayet, çığırını Kabilin açtığı yalnızca bir günah iken sadizm bir anomali, bir fıtrî sapmadır.

Eşcinselliğe günah derseniz afife kadın ve afif erkekleri aşağılamış olur, onların da potansiyel birer eşcinsel olduklarını söylemiş olursunuz. (Sen buna müsaitsin demiş olursunuz.)

Söz buraya gelmişken şu yaygın ‘cinsel tercih’ konusunu da ele alıp ivedilikle tashih etmek de gerekir.

Bilinsin ki eşcinsellik bir ‘tercih’ değil olsa olsa bir zorunluluktur. Sağlıklı insanlar doğal ilişkilerini tercih etmemişlerdir. Ona zorunludurlar. Siz söz konusu fiile ‘tercih’ derseniz bu zorunlu ilişkideki geri kalan herkese de fiillerini tercih etmiş olduklarını söylemiş olursunuz ki bu absürddür. Bu açıdan da iş günahtan ziyade hastalığa yakındır. Sağlıklı insanların ilk kez tren gören ineğin trene baktığı gibi baktığı, bu gayr ı fıtrî, gayr ı tabii olay günah değil (şimdilik) en genel kategori ile hastalıktır. İslam’ın bu şeylerle ilgisi yoktur. Nasıl ki ‘islam şizofrenler hakkında ne diyor’ diyemezsek kimse de bir mümine gelip ‘söyle bakalım senin dinin benim için ne diyor’ deme hakkına sahip değildir.

Bu yazı eşcinselleri aşağılamak, onları dışlamak için yazılmamış, aksine onlar için ne yapılabiliri tartışmıştır. Onları kendi doğuştanlıklarına tekrar kavuşturmanın yolları ne olabilir sorusuna yanıt aramıştır.

Otomatik Uyarı: Haber kaynaklarından alarak web sitemizde yayınladığımız haberler arşiv amaçlıdır. Haber metinlerini yayınlıyor olmamız, Lambdaistanbul'un yayınlanan tüm metinleri desteklediği anlamına gelmez.

Previous post:

Next post: