Orijinal ismi “Boys Dont Cry” olan ve Türkiye sinemalarında 1999 yılında “Erkekler Ağlamaz” adıyla gösterilen filmi 18. LGBT Onur Haftası kapsamında tekrar seyrettim ve filmin yönetmeni Kimberly Pierce’la yapılan söyleşiye katıldım.
Bu filmi ilk seyrettiğimde kendime daha transgender olarak açılmamıştım. Dolayısıyla bugünkü gibi erkek giyim reyonundan alışveriş etmek, göğüslerimi sarmak, iç çamaşırıma dildo koymak gibi şeyler yapmıyordum. Brandon’un halini bilinçsizce kendimden uzaklaştırarak izlemiştim. Girişteki “gerçek yaşamdan alınmıştır” ibaresi bir yandan iyi hissettirirken o yıllarda Türkiye’de başka bir trans filmi olmadığı için sarsıcı, korkutucuydu. Şimdilerde Türkiye sinemalarında –festivaller hariç- belki yine bir trans erkek filmi yok ama trans kadınları konu eden filmler seyrettik.
Nefret cinayetleri sadece ABD’de olmuyor, bu topraklarda da işleniyor. Bence resmi tecavüz olan zorla evlendirme gibi daha başka şeyler de oluyor. Fakat doğmuş, büyümüş, travmaları olmuş ama bir şekilde mücadele etmiş, hayatta kalmış, sevdikleri ve sevenleriyle birlikte olan yani ortalama bir insan hayatı yaşayan translar da var. Sadece bu filmi seyretmişseniz, gerçek yaşamda başka bir transla tanışmamışsanız kendinize “sonum böyle mi olacak” sorusunu sorarken bulabiliyorsunuz. Cinsel kimliğinizle ilgili sorularınız varsa veya kendinizi transgender ve/veya transseksüel olarak tanımlıyorsanız seyredilecek ilk film olmamalı derim.
Seyretmemiş olanlar aşağıdaki ayrıntıları okumak istmeyebilirler. En kısa zamanda izlesinler derim. Film DVD, VCD gibi çeşitli formatlarda piyasada var. LGBTQI topluluğunun gözünden bakabilmiş, gayet güçlü bir film.
Söyleşide Kimberly Pierce filmdeki iki sahne yüzünden Amerika’nın RTÜK benzeri derecelendirme kurulundan zorlukla geçtiğini anlattı. Bu kurul farklı sosyal geçmişlerden insanlardan oluşuyormuş. Kurul Lena’nın Brandon’a yaptığı oral seks sahnesi ve Tom’un Brandon’a anal tecavüz sahnesinin çok uzun olduğunu ve bu sahneleri kısaltmasını söylemiş ve “17 yaş üstü seyredebilir” demiş. Bu kategori ise Amerika’da porno film kategorisine yakın olduğu için reklam alamazmış. Yapımcı için de filmin reklam alabilmesi önemliymiş. Aynı sene başka bir film ise, bir erkeğin bir kadına on dakika süren tecavüz sahnesine rağmen “herkes seyredebilir” iznini almış. Gerçekten de insanı şaşırtan detaylar bunlar. Şiddetse ikisi de şiddet, neden farklı muamele gördüklerini aslında biliyoruz ama buna dikkat çekmek gerekiyor. Yönetmen allem etmiş kallem etmiş bazı boşlukları kullanarak filmi kırpmadan geçirebilmiş. Bu da toplumda trans erkekler, interseksler, biseksüeller ve lezbiyenler gibi her daim görünmez olan gruplarla ilgili ne kadar az filmin seyirci karşısına çıkabildiğini gösteriyor.
Yönetmen bu filmi çekmek için Brandon’un aile ve çevresinden birçok kişiyle konuşmuş. Uzun bir süreyi bir transgender grubuyla başka bir yerdeki eyleme birlikte giderken geçirmişler. Transgender ve transseksüel kişilerin kendilerini nasıl anlattıkları, ne tür süreçlerden geçtiklerini bu kişilerden öğrenmiş. Hatta bir tanesi önceleri kendini butch lezbiyen olarak tanımlıyormuş fakat sonra bu tanımlamanın kendine yetmediğini anlamış ve cinsiyet geçişi sürecine başlamış. Kimberley Pierce bu hikayeden çok etkilenmiş ve Brandon’ı cinsel kimliğini sorgulayan biri olarak resmetmiş. Karşımıza bazen butch lezbiyen olarak bazen de bunu ret eden bir kimlikte çıkıyor.
Soru cevap bölümünde birisi “Neden Hilary Swank?” diye sordu. Oyuncu aradığını önce LGBTQI camiasına duyurmuş. Birçok kişi başvurmuş. Kendin olmak ile oyunculuğu meslek olarak yapmak farklı şeyler olduğu için başvuranları beğenmemiş. En sıcak dedikodu ise seçmelere lezbiyen camiada dilden dile yayılan Amerikan dizisi L Word’deki Shane karakterini oynayan Katherine Moening de katılmışmış. Yönetmen onu beğenmiş fakat tam da içine sinmemiş. O sıralarda Hilary Swank’in menajerinden Hilary Swank’in bu rolü oynamak istediği teklifi gelmiş. Karaktere uygun şekilde saçlarını kestirmişler. Erkek berberi kesmemiş, kadın kuaförü otel odasına çağırtıp kestirmişler. Bu benim her zaman başıma geliyor. İçim ısındı bunu duyunca. Bir bomba haber daha! Hilary Swank sarışınmış. Neyse ki saçlarını doğal görünecek şekilde boyayabilmişler. Üç ay boyunca nasıl yürüyeceği, davranacağı, giyineceği üzerine çalışmışlar. Kimberly “Brandon karşımda duruyordu”, aradığım Hilary’di dedi. Hilary Swank bu rolüyle Oscar ödülü almıştı.
Son olarak, soru aklımda kalmamış ama Kimberly Pierce’in verdiği cevap aklımda kaldı. Onu paylaşmak istiyorum; Tom’un Brandon’a anal tecavüzünü “Tom’un kendi eşcinselliğinden korkuyor” olması olarak okuyabileceğimizi söyledi.
Genel olarak Onur Haftası etkinliklerinin büyük bir bölümüne –yürüyüş hariç- yoğunluk ve çalışma saatlerim dolayısıyla katılamamıştım fakat takip ettiklerim çok iyiydi.
Emeği geçen arkadaşlara buradan çok teşekkür ediyorum.
Aligül Arıkan


lambdaistanbul.org
You must log in to post a comment.