Eşcinsellik ve Din

02.07.2006

Toplantının amacı: Din ve eşcinselliğin hayatlarımızda ne şekilde bir araya geldiğini, bununla ilgili neler yaşayıp hissettiğimizi birbirimizle paylaşmak.


Toplantı Yöntemi: Konuyu iki ana başlık altında tartıştık:


1)      Bizim için din nedir? Neyi anlıyoruz? Ne hissediyoruz? (cinsellikten bağımsız olarak) Günlük hayatımızda dinin yeri nedir?


2)      Cinsel kimliğimiz ve dinî inancımızla ilgili ne hissediyor, ne yaşıyoruz?


Bunları konuşurken temelde kendi deneyimimizden bahsetmeye, birbirimizin ya da başkalarının inancı konusunda yargılayıcı olmamaya özen gösterdik.


Katılımcı Sayısı: Toplantı boyunca giren çıkanlarla değişse de tahminî ortalama 15 kişi.


Toplantıda söylenenlerden bazı alıntılar:


“Dinin negatif uygulamalarıyla karşılaşınca çok yadırgadım. Dini de çoğu zaman bu nedenle yargıladım kendi içimde.”


“(Dini) Sadece inanç olarak algılayamıyorum, politik algılıyorum… Futbol gibi insanları uyuşturan bir yönü var.”


“Ailem alevi. Çevremde din, sünni inancından farklı yorumlanıyor. Dolayısıyla din kısıtlayıcı bir şey değildi benim için. Kendimi ‘alevi ama Müslüman değil’ diye tanımlıyorum. Aleviliğin, İslâm’ın dışında olarak gördüğüm kısımlarını benimsiyorum. Tamamını benimsemiyorum.”


“Babam eşcinselliğimi öğrenince, ‘bir erkekle yattıktan sonra gusül abdesti alacak mısın?’ diye sordu. Alacağımı söyleyince, ‘demek hâlâ dinin içinde’ diye düşündü benim için. … İnsanlar tarafından dışlanmak, camide tuhaf bakışlara maruz kalmak üzücü.”


“ ‘İki erkeğin seks yaptığı yerde bıçak oynamaz, ot bitmez’ gibi hurafeler duydum. … Dinimden kopmadım, kendi içimde yaşıyorum hâlâ, ama kendi kurallarımı yaratarak.”


“Bir insanın hırsız ve müslüman olması yadırganmıyor ama eşcinsel ve Müslüman olduğu zaman yadırganıyor. … Ama ben de bazen ‘Seni bu kadar aşağılayan birşeye, sana bu kadar karşı olan insanların inandığı şeye nasıl inanabiliyorsun?’ diye düşünüyorum.”


“Anneye babaya karşı gelmek de günah ama eşcinsellik kadar sorun edilip büyük bir günah olarak kodlanmıyor. Ergenlik dönemimde okulda Lût Kavmi’ne atfen eşcinselliğin kötü bir şey olduğu söylendiğinden kendimi uzun süre günahkâr hissettim. … Ama eşcinseller de kendileri dini inceleyip yorumlamaya başlamalı.”


“Ben inançlı olmadığım için pek anlayamıyorum inançlı eşcinselleri. … Din üzerinde ortaklık yokken, “Eşcinselim, doğrudan cehenneme gidicem” diye saplanıp kalmamak gerekir. … İnanan bir eşcinsel, bir dinî otoriteyle tartışırsa, bu sağlıklı olmaz, çünkü eşit değiller. Biri bir ideolojiden konuşuyor, diğeri kendi inancıyla. İnsanların ideolojileriyle inançları arasında fark vardır. Cinsel kimliğimiz, sadece müslümanlık bağlamında tartışılmaya çalışılıyor”


“Eşcinsellik için fetva isteniyor, bu yanlış. … Eşcinsellik ve dini ilk kez okulda bir arada gördüm. Evde Lût Kavmi konuşulmazdı ama okulda zorunlu sünnî eğitim vardı. Erkekler tarafından yorumlanmış halde Lût Kavmi geçiyordu ortaokulda. Uzun süre bu yüzden günahkâr hissetmiştim. ‘Beni sen yarattın, o zaman niye sapık yarattın?’ gibi düşünüyordum. … Sonra bir ara ‘Sizi reddediyorsa, neden siz onu reddetmiyorsunuz?’ diyordum ama sonra M…’nin dediği şeyi gördüm. Günah sayılan birçok şeyi de yapıyoruz.”


“Dindar bir yakınım, eşcinselliğini açıklayamıyor. Kendisini nasıl konumlandıracağını bilemiyor. ‘İçimdeki gibi yaşarsam “kötü” oluyorum, yaşamazsam “iyi” oluyorum’ diyor. İntihar eğilimli.”


“Eşcinsellik ve din bağdaşmıyor. Ya eşcinselliğini ya da dindarlığını gizlemelisin. Ya da her ikisini de.”


“İslâm’da aforoz yok. Mevlâna, ‘ne olursan ol, gel’ demiş. Hem cinselliğimizi hem dinimizi bir arada yaşayabiliriz.”


“Batı’da gey kiliseleri var. Müslüman eşcinsellerin Hollanda’daki Yoesef Vakfı, çeşitli ülkelerde El Fatiha, Queer Cihad gibi eşcinsel örgütleri kuruluyor ve İslâmiyet’i farklı yorumluyorlar.”


“Ben dinin içinden bakmıyorum eşcinselliğe. Cinsel kimliğim bana heteroseksizmi fark ettirdi ve eşcinselliğe de kendi yeni kazandığım (anti-heteroseksizm) bakış açısıyla bakıyorum. Ayrımcılık ve dışlama, Müslümanlık veya Hıristiyanlık içinde yapılıyorsa, buna da karşı çıkarım… ‘Din kötü, bunu yaratıyor’ demek yerine var olan ayrımcılığı göstermek, bu ayrımcılığa uğrayana destek olmak, tartışma alanı yaratmak gerekir.”


“Din konusunda ilk öğrendiğim şeyler, ailede öğrendiğim şeyler… Ayrımcılığı, haksızlıkları aile yapısının, toplumsal yapının içinde fark edemiyorsun.”


“Din, diğer toplumsal kurumlar gibi, ataerkil bir hâkimiyetin elinde. Dinin kendisiyle, özüyle sorunum yok.”


“‘Eşcinsellere karşı olanlar, sadece Müslümanlardır, dindarlardır’ önyargısı yanlış. Ben de laikler tarafından ayrımcılığa uğradım. ‘Seni dışlayan bir dini sen de dışla ve terk et’ görüşünü yanlış buluyorum. Eşcinsellerin içinde dindar olduğu için dışlanan insanlar da aynı ayrımcılığa maruz kalıyor.”


“Aile, din, toplum, hepsi birbiriyle ilişki içerisinde homofobiyi üretiyor.”


“Dinde sınırlar daha keskin çiziliyor, o yüzden eşcinsel olarak mücadele etmek daha zor.”


“Ailemizin, toplumun, psikiyatrinin eşcinselliği yanlış bulmasını bir süre sonra daha kolay umursamaz hale gelebiliyoruz. Ama tanrı inancı ve din bizim için daha zor reddedilir olabiliyor. Tanrının yasakladığı bir şey olarak düşünmek, eşcinselliğimizle barışmamızı daha zorlaştırıyor.”


“Psikiyatri daha sonradan girebiliyor hayatımıza. Din küçük yaşta içimize yerleşebiliyor.”


“İnsanların tabuları konusunda dikkatli bir dil kullanıp, iletişimi kapatmamalıyız.”


“‘Müslümanlar teröristtir’ denince kızıyorlar, ancak kendi iktidarıyla ‘eşcinseller sapıktır’ diyerek benzer bir tavrı gösterebiliyor. İktidar olduğunuz noktada değişiyor görüşler.”

Previous post:

Next post: